WEBMATEMATİK MATEMATİK SİTENİZ...
  Eylül
 
KİTABIN ÖZETİ
Romanın yazarı Mehmet Rauf 1875 yılında İstanbul'da doğmuştur. Deniz Harp Okulu'nu bitirerek subay olarak hayata atılır. Serveti-Fünun edebiyat topluluğuna katılarak roman ve hikayeler yayınlamıştır.
Yazar 1908 yılında askerlikten ayrılır. Bu süreden sonra kendisini tamamen basın ve edebiyat hayatına vermiştir. Yazar 1932 yılında İstanbul'da ölmüştür.
Hikaye ve tiyatro eserleri de yazan Mehmet Rauf'un en başarılı yönü romancılığıdır. Romanda Halit Ziya'nın izinden giden yazar, psikolojik tahlillerde ondan daha başarılı olmuştur. Eylül en başarılı romanıdır. Daha sonra yazdıklarında kadın ruhunun derinliklerine inmeye çalışmıştır. Romanlarında; dili ve anlatımı bakımından, diğer yazarlara göre daha rahat ve tabiidir.
Bu romanında kişisel duyguları ile insanlık düşünceleri arasında çırpınan ve bunun savaşını veren bir erkek ve bir kadının dramını dile getirmektedir. Bahsedilen romanın kahramanları Suat, Necip ve Suat'ın kocası Süreyya Beydir.

Süreyya Bey ve Suat Hanım birkaç yıldır evli çifttir. Süreyya Bey memurdur. Fazla zengin olmadığı için babasının yardımıyla geçinmektedirler. Yazları genç çift; babasının çiftlik evinde yaşarlar. Babasından defalarca başka bir ev almalarını, kendilerini yalnız bırakmalarını istese de babası, oğlu Süreyya Beyin sözlerini dinlemez ve yeni bir ev satın almaz.
Süreyya ve Suat'ın evine, Süreyya'nın akrabası olan ve Süreyya'nın çok sevdiği, güvendiği Necip gelip gitmektedir.
Necip'in eve geliş gidişlerinde yine akrabalarından olan Hacer de eve gelir. Hacer, Necip'le ilgilenir, fakat Necip Hacer'e karşı ilgili değildir.
Suat; yaz aylarında yazlıkta bulunmayı çok ister. Suat, babasından yazlık kiralamak için para ister. Babası parayı gönderir. Necip ve Suat bir yalı kiralar eşyalarını oraya taşırlar. Bununla Sürayya'ya sürpriz yaparlar. Yalıda herkes hayatından mennundur. Necip, kış ayını da yalıda geçirmek istese de Süreyya buna izin vermez, konağa inilir.
Artık; Suat ve Necip birbirlerini çok sık görmezler. Hacer ve diğer komşuların dedikoduları iyiden iyiye yayılır. Bu konuşma ve dedikodular Suat ve Necip'in görüşmelerinin azalmasına sebep olur.
Mutsuz günlerin devam ettiği günlerden bir gün Necip, konağa ziyarete gider. O gün konakta yangın çıkar, herkes dışarı fırlar. Suat, bilerek yangında dışarı çıkmaz. Bunun üzerine Süreyya ve Necip, Suat'ın odasına dalarlar. Süreyya da tam odaya girmek üzereyken tavan alevlenir, odanın içindeki genç kadın ve genç erkeğin üstüne tavan çöker. Sonunda olanlar olur ve her ikisi de bu yangında ölür.
 
   
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=